Sadece basit bir uykusuzluk hali değil sanki enerjimi alıp götüren; bir şeyler var bu havada. Çok sıcak… Ama kurutmak için yaratılmış tüm enerjileri. Tüm düşüncelerden azat olunmak için nefes alıyormuşuz gibi. Yazın bazı zamanları insanı daraltan bu durumu daha güneyde olmadığımız halde yaşamak ne garip. Artık kuzey güney fark etmiyor. Çünkü her yer beton. Hangi bölgede ikamet ettiğin önemli değil. Çünkü bu mevsime, bu derecelere artık bölgenin yerel kimliği, yapısı, dokusu yön vermiyor. Çünkü yapıyı da dokuyu da alıp sömürdüler. Ne gariptir eskiden yeşilini övdüğümüz yerlerde farklı betonarme yerleşimleri görmek artık garip gelmiyor. Al sana bir bina daha deyip geçip gidiyoruz. Halbuki soluk alan bir şeyler vardı eskiden o noktalarda. Canlıydı. Şimdi; yağmurlar bile toprağa karışmıyor. Toprağı bulmak için sel olup akmak zorunda. Yolları gün geçtikçe uzuyor. Artık yeşil bir ülkede değiliz. Artık Akdenizde yazlar sıcak ve kurak kışlar ılık ve yağışlı değil. Karadeniz eskisi gibi coşmak istemiyor. İstanbul nefesini tutmuş kendi kendini boğma çabasında. Doğayı katletme ve kendini inkar ederek zarar verme kapasiteli insan yapacağını yapmaya devam ediyor.. Her yerde, her şehirde, hala… Artık nefes almayan, gülmeyen, mutlu olmayan ruhların huzursuzluğu üzerimizde. Sadece bu kadar da değil. Çok şey var söyleyecek ama… Bir şeyler var bu havada…