ayrılık anı

Son söz gibiydi hiç konuşulamayanlar… Dibine kadar gelinmiş bir uçurumun kıyısındaki; sessiz çığlıklardı bakışlar.

Uzun ve ince ellerini uzattı önce kadın. Sanki geri dönüş yoluna tutunmak isteyen kurban gibi.

Sonra vazgeçti. Yeşil gözlerinden birkaç damla yaş süzüldü… Bir umudu yok gibiydi. Buraya nasıl gelinmişti. Bu noktada olmak istememişti. Ama ordaydı işte ve karar verilmişti. Geri dönülemezdi. Dönemezdi. Kendi içine kapandı sonra.

Adam da kadın kadar mağrurdu… Yaşananlara kan ağlayan yüreğini gizlenme çabasının içinde sürüklenmekteydi. Yüzünde okunan her cümleye rağmen ele vermemeliydi hislerini. Üzüldüğü belli olduğunda… hayır acınacak halde olamazdı. Belki birkaç öğüt dinleyecekti; istemiyordu…

Sessizce döndüler sırtlarını birbirlerine… İki ayrı yoldan, zıt kutuplara doğru adımladılar… Ufuk çizgisinde kaybolana dek her biri…

Sonrası?

Sonrası yoktu…

Yorum bırakın