her şey hikaye gibidir. bir insan bir hikayedir. özüyle sözüyle bütünüyle…
sen bir hikayesin mesela, ben bir hikaye.
sözlerimize kimi zaman anlam veremeyiz. kimi zaman kendimizi aşan cümlelerin ağzımızdan çıkmasıyla böbürleniriz. aslında her ikisinin de özde biz olduğunu biliriz. orta noktası yoktur hikayelerin. ya en uçtadır genelde insan, ya da dipte… yada hayalgücü sınırsız her şeyi gerçeklikle açıklayamayan ben gibiler öyledir.
Her türlü sorun gözlerimizde büyürken her türlü mutlulukda aynı şekliyle büyür. aldığın iyiliğinde kötülüğünde aynı dozajda abartısı yansır hemen duygulara, yada konuşmalara. durup durup yeniletirsin kafanda. destursuz gelen düşünceler bir can havliyle kaçıp gider ağızdan. kimbilir hangi zavallının canını yakar. ama olur işte… dur diyemezsin…
cümlelerin birikir kafanda. kurmuşsundur kimisini hava boşluğunda. kimisi ise beklemededir. ya bir düğüm gibi kalmıştır boğazında, ya da doğru zamanı kollar yolunu bulmak için… öyle yada böyle yerleşir hikayenin içine.
demlenir önce. sonra yavaş yavaş alırsın kaleme… kelimeler bir cümleye kavuşur. cümleler parağraflara… büyür hikaye. bir tutam insan atarsın içine. bir tutam aşk. bir tutam nefretle doldurursun. geçip seyredersin karşıdan kavgalarını. kendi yazdığında kendin kaybolursun. ellerin durmaz. mutlu edersin kimi zaman kahramanlarını. kimi zaman tedirgin…
aşkın hep mi sonu sürgün? Sonsuza kadar mutlu yaşamak yalan… kandırmışlar hikayelerin çoğunda…
sen bilirsin.
hikayeni öyle bir yazarsın ki; bilerek adımlarını atarsın. asla sonsuz mutluluğu bulamayacaksın. o an ne hissediyorsan odur hayat. bunu öğretmez mi hikayeler? bilinçli yaşamak başkalarının bildikleriyle de yaşamaktır derdi bir dost. zamanın kıymetini anlatır gibiydi sözler. insanoğlu neden vakit kaybetmeye meyilli? uslanmak bilmez, anlamak istemez…
hikayem ne yapmak istediğini bilip de; adımlarını atmayan bir tembelin hikayesi. hikayem deliliğe vuran sessiz bir dilin hikayesi… nedendir bilinmez huzur sanki içime göç etmiş gibi; belli ettirmesem de kendisini… sonsuza kadar mutlu yaşamayacak belki ama; şu aralar çaktırmadan mutlu gibi…
var mı ötesi?