hayır.. iyi değilim. her birimiz gibi…
öfkeliyim.. bu düzene.. insanların birbirine düşürülmek istendiği şu ortama. ve buna alet olanlara…
zamanın çok ötesinde bir yerlerde eminim var bizler için de bir umut ışığı. dostça özgürce ayrım yapılmaksızın yaşayabildiğimiz. ama o gün bugün değil.
bugünümüzü çalmakla, bugünümüzü bizi öldürmekle bitiriyorlar… elden ne gelir diye sineye çekmek mi; elbette hayır. ama mücadele etmek.. doğru durmak. haksızlığın karşısında dik durmak. evet bunları yaparak bir yerlerden başlayabiliriz.
öldükçe çoğalacağız çünkü.
insanca yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz. adaletin gerçekleşmesi için çalışmaya devam edeceğiz. işte buna hiç bir güç engel olamayacak.
filmlerde de hep böyle olur işin saçma tarafı. bir sürü iyi insan vardır. teker teker ölselerde filmin sonunda hep iyiler kazanır. ve iyilerin gülümseyen ruhlarına gönderme yapılır. onlar olmasaydı buralara gelinemezdi demek ister gibi… bu süreç böyle bir süreç. ve dilerim artık sonuna gelmişizdir.
çünkü çok acılar çekildi. çok yasaklarla boğuşuldu. iyinin hapsedildiği ve gömüldüğü topraklarda suçlular salıverildi. çok kurban vermek isteyenler kendilerinden değil hep masum olandan kurban etti. ama yok. inanıyorum ki sona gelindi.
ateşin düştüğü yeri yaktığı bir gerçek. uzaklardan ahkam kesmek ise kimsenin haddi değil. ama bu ateş özellikle son üç yıldır her türlü şekilde her birimizi sarmakta. kaybettiklerimiz bu ülkenin canı. ve canların kıymetini bilmeyenler, kendi vatandaşının canı yandığında içinde hissetmeyenler gitmeli.. sadece hissetmekle alakalı da değil artık. öyle bir noktaya geldik ki benim canımı koruması gereken beni canımdan ediyor… bu affedilemez. adalet varsa eğer… yargı önüne çıkarılmalı her bir vicdansız… ve bu da yine bize; halka düşer. uyuyan kısım ise kör bir şekilde uyumaya devam edecek ne yazık ki..
inanç çok değişik bir mevhum. ve tehlikeli… ona körü körüne bağlı isen seni bununla aldatan çok olur. nitekim yaşanılan genel uyku halinin de kaynağında bu var. “benim gibi” “bizim gibi” diyerek bağlanılan bir kesim.. ve ona bağlı uyuyan kişiler.. öyleki onun işlediği suça hemen bir kılıf bulmaya hazır hepsi. onun kendisini savunmasına gerek yok. çünkü o onun gibi inanıyor, yanlış yapmış olamaz. siz suçlayanların bi yanlışı olsa gerek. o zaman galeyana gelmek serbest.. o zaman doğrumuza dokunanı inanç naraları ile boğabiliriz. küçük bi cihad olur biter. bizim gibi değilse yaşamasının da bi anlamı yok. çünkü kutuplaşmalar ayakta tutacak onu. herkes uyanırsa ne olur?
kafa bu iken, düşünce bu iken; o insanların uyanmasını beklemek de yersiz… körü körüne inanç, gözünün önünde olanı görmeni engeller… ve gözünün önündeki haksız ve adaletsiz olaylara söz söyleyip isyan edenler susturulmalıdır. sonuç iç savaş, içten bi savaş.. içinde bulunduğumuz huzursuz telaş…
saçma sapan gülme krizlerine giriyorum birde bugünlerde… yaşanılan acıların ardından traji komik sözler duydukça… cahilliğin tavan yaptığı bu ülkede ne çok aptallık olduğunu gördükçe…hemen sonrasında ağlama nöbetleri… çok öldük.. çok acı çektik, çekiyoruz… ve bunun sebebi bu konuşmaktan ve düşünmekten aciz kuklalar mı? artık beynim iflas etmek üzere..
bunca insanlık dışılığı bu ülkeye yaşatanları aklım ve kalbim asla affetmeyecek. ve biliyorum ki cezalarını çekecekler. ve biz bunu göreceğiz! er ya da geç.