yol…

yol.. arkanda bıraktıkların ve önünde uzayıp gidenlerinle sana ait bir hayat çizgisi… her geçen saniyenin bir sürü duyguyu barındırdığı geçen zaman dilimleri.. şu an ve sonrası… ilerledikçe yeni sürprizlerle akıp giden zaman kilometreleri… uğrak yeri bir dosttur bazen… ya da şaşkın bir aşkın avarelikleri… kimi zaman sarhoşluğun verdiği o s çizen düzlemlerde ilerlerken bazen gerçekten dümdüz bir sıradanlıkta kat edilen.. bitmez gibi gelse de bir sonu olan. adım adım sen onu yürüdüğünü sanıyorsan da aslında gittikçe sana yaklaşan… yol uzayan bir nehrin derin sessizliği gibi. hayat, mücadele ve tamamıyla sen…

Yorum bırakın