Çocuk Ruhunla Yüzleştiğinde

Derdimi anlatırken en çok yaptığım şeydir herhalde saçma sapan da olsa devrik şiirler yazmak. Geriye dönüp baktığımda kendimle konuşur gibi bir ton soru biriktirmişim içlerinde. Hepsi cevapsız. Son yıllarda hayatımda bir çeşit yüzleşme ve ayağa kalkma dürtüsü daha ağır basıyor. Çünkü soruları biriktirip yanıt bulmadığında, onlar bilinçaltında büyüyüp sorun olarak yeniden karşına dikiliyor. Kısır bir döngünün içine düşmüşsün gibi geçmeye başlıyor zaman.

Kökü nedir tepkilerimin? Kökü nedir anlık hüzünlerimin? Ben bilmiyordum bu büyümüş bilinçli halimle. Bilinçaltımda hala yaşayan o çocukmuş bunların çözümü. Onunla barış yapmalıydım. Çünkü beni terk etmeyecekti. O da ben de mutlu olmalıydık bu denklemde. Şiirler de artık soru ve sorun değil beraberinde çözüm de üretmeli diyerek başladım yüzleşme seanslarıma.

Benzer bir sorunu farklı zamanlarda farklı insanlarla yaşadıkça başladı uyanışım. Sonra üzerine derin düşündüğümde bunun her durum için benzer olduğunu anladım. Her şeyden önce bilincimin uyanması için bilinçaltımın verdiği reaksiyonları neden ve hangi kök sebepten yaptığını anlamam gerekiyordu. Üzerine kafa yorarak ve bazen o içimdeki çocukla yüzleşip konuşarak aştım çoğu soruyu. Hâlâ bitmeyen bu yüzleşme sanırım ben ölene kadar da devam edecek.

Belki her soruyu cevaplamak mümkün değildir. Ama aramamak kendini tanımamaya eşdeğer halde bırakır insanı. Soruyu sorup cevabından kaçmak başlı başına sorundur. Öyleyse bir tek durumun farkındalığında olmalı insan; cevaplar yine içinde saklı. Farkındalığın arttıkça azalır sorular.

Böyle bir dertleşmenin sonuna şiir kondurmamak abes olur. Yaşasın yapay zeka; şiirden bir şarkı da yapabiliyoruz artık. O zaman iç çatışmalarımıza ve çözümlerimize bir şiir ve şarkı eşlik etsin… Sevgiyle.

Çocuk Ruhum

Bir vicdan azabı gibi karşıma aldım korkularımı,

Gecenin karanlığında kabuslarımla seyir halinde.

Durmak bilmeyen hayal gücüm anılara takılı,

Israrcı, gerçeklikten uzak bir noktada beklemekte.

———————————————————————————————-

Bekleme nöbetleri tetikler yüzleşmekten kaçmayı

Neyi beklediğini bilmeyen anksiyetenin ellerinde.

Açık denizlerde bir kaptanım, kaybetmiş rotasını,

Ne pusulam kalmış elimde, ne bu gemi böyle ilerlemekte.

———————————————————————————————-

Çocuk ruhumun elinden alınmış oyuncağı,

Kendi yarattığı korku ikliminde üşümekte

Halbuki cesaret içimde bir yerlerde saklı,

Kalkanım olurdu bulsam, içine düştüğüm dehlizde. .

————————————————————————————————–

Bir el versem kendime, bütün bu kaos hali dağılır.

Farkına varmak, ayağa kalkmak ile eşdeğer, umut içinde.

Kendinden emin adımlarım yeri çınlatır.

Karaya vururum her zaman; kötü sesleri dindirdidikçe…

Yorum bırakın