Bir yıl… Nasıl geçtiğini anlamadığımız ve hatta olanı biteni hala kabullenemeden geçtiğimiz bir yıl…Mahirimizi kaybettik geçen yıl dostları olarak… Bu dünyadan göçüp başka bir evrende yol alıyor şimdi… Bazen buralardaymış gibi elime telefonu aramaya çalışmışlığım ne çok oldu onu bu bir senede.. Mahir canım.. Sonra o telefonu açmayacağın gerçeğiyle yüzleşmelerim…
Ona çok kızmışlıklarım, çok beni üzmüşlüğü, benim onu çok üzmüşlüğüm vardır. Ama dayanışma, dostluk ve inandığımız değerler adına birbirimize bir şekilde tutunduk. Birlikte bir sürü zorluğun üstesinden geldik. Tartıştık, kavga ettik, deli gibi eleştirdik, bazen darıldık birbirimize… ama bir kaç saatliğine. Sonra unutulurdu bunlar. Çünkü biririmizi bilirdik. Niyetimizi, kafamızın içindekini… Çok gülmelerimiz, moralimizi bozan konularda birbirimizi ayağa kaldırmışlığımız oldu. Paylaşımlar, atışmalar, hasetleşmeler, gülmeler, ağlamalar… Dosttuk… Ve dostların gittiğini yürekler kabullenemiyor işte.
Bir yıl… üzerine kaç bir yıl daha atlatırız bilmiyorum… Ama bildiğim tek şey o bize uzaklardan bütün o iyi, neşeli,muzip, inatçı ve arada isyankarlaşan enerjisini gönderiyor… Fiziksel olarak yanımızda her zaman olamasa da ruhuyla her an yanıbaşımızda… böyle düşünmek gerek belki de.
Bir yıl… unutmak mümkün değil dost gülüşünü… Özlemeye devam etmekten, inandıklarımızın uğruna yaşamaya devam etmekten başka çare yok. Bir yapıyorsak onun adına da daha fazla inanarak, çabalayarak daha mislini yaparak yaşamayı bilmeli..
Bir yıl… Zaman su gibiymiş…
Bir yıl Mahir can…
dostluğa dair çok sade ama sıcak cümleler. bundan daha önemlisi dostluğu yaşatma duygusunun derinliği..bu koca bir dünyayı bir kibrit kutusuna sığdırmaya benziyor. başka koca bir yıl bir dostluğa nasıl sığdırılabilirdi ki.. bu denli yoğun ve güzel duygular kaleme dökülse bir dünya yaratır.. kalemine ve yüreğine sağlık..
BeğenBeğen