BİR FARKLI OZANDI O… FERHAN ŞENSOY

“İnsan bir güzelliğin farkına varamıyorsa, o güzelliği hak etmiyor demektir.” demişti…

Bilmiyorum bu ülke onu hak etmek için ne yaptı. Üslubuyla, kalemine yansıyan tarzıyla, hikayeleriyle, hicvin en derinine dokunan cümleleriyle hafızalardan asla silinmeyecek izler bıraktı. Bıraktı… Ve gitti gökyüzünden gelen çağrıya karşı koymayıp…

Kendimi şanslı hissediyorum onunla bir kaç kelam edebilmiş, tiyatroda canlı bir kaç oyununu izlemiş ve yazdıklarını okumuş bir insan olarak. Fakat acı da bir gerçek var ki İstiklalde başında kocaman şapkası ile Ses tiyatrosu önlerinde karşılaşabileceğim Ferhan Şensoy artık aramızda yok.

Haberi aldığımdan bu yana buruk bir şekilde takip ettim olan biteni. Hakkında söylenecek milyonlarca söz olan bu dosdoğru adam için kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir zaman dilimi bu günler… Ne yaşarsa yaşasın kendinden taviz vermeden en sevdiği işi yapmaya ve ortaya söylenecek bir sözü varsa sakınmadan söylemeye devam etti. Yazdı, söyledi.. Cesurdu.. Öngörüsü yüksekti. Hani bazen içindeki tüm coşkulu hisleri dışarıya yansıtır ya insan gözleriyle; öyle deli bakışları vardı. Dinlerdi, anlardı. Karşısındaki ile konuşurken gülümsemesi yüzünden gitmezdi. Sanatçı kelimesi günümüzde gerçek anlamından farklı değerlenip yakışan yakışmayan bir çokları için kullanılsa da o kelimenin hakkını veren insan pek azdır. O; düşünceleriyle, kalemiyle, tiyatrosuyla, bakışıyla, duruşuyla gerçek sanatçı olan ve bu kelimeye yakışan güzel bir insandı.

Dinlediğim bir podcastte “Hayatınızda iyi ki yaptığınız, gene olsa yaparım dediğiniz bir an var mı?” sorusuna, “Hayatımın bütünü için söyleyebilirim bunu. Şanslıydım, güzel bir hayatım oldu. Hâlâ da öyle. Tahir Alangu, Haldun Taner benim şanslarımdı. Kendi tiyatromu kurdum, kitaplarımı yazdım, gemide tiyatro yaptım. İyi ki de yapmışım” demişti.

Yine aynı podcastte “Gençlikten insanın yanına ne kalıyor? İnsan gençken enerjisini neye harcamalı?” sorusuna efsane bir cevap gelmişti usta kalemden “Bu soruların kesin bir cevabı yok. İnsan kendini hiçbir zaman yeterince yaşlı hissetmiyor. 69 yaşındayım ve yaşlılık bana hâlâ uzak bir gelecek gibi geliyor. Yaşlanmak, yapacak işinin bitmesi anlamına geliyor. Benim yapacak bir sürü işim var. Buna rağmen pat diye ölebilirim. Ölümden hiç korkmadım. Ölüyorsun ve bitiyor hayat bu kadar… Gençlere tek tavsiyem var; ihtiyarların tavsiyelerini dinlemesinler… Tek bir hayatları var, istedikleri gibi yaşasınlar!”

Ferhan Şensoy yaşayan ozanlar silsilesindendir. Ortaoyuncudur… Başkaldıran bir kalemdir. sonsuza kadar adıyla baki kalacak. O dilediği gibi yazdı, çizdi, oynadı, söyledi, güldü, güldürdü, düşündürdü… ve 70 yaşında ustası Münir Özkula, yol arkadaşı Rasim Öztekine doğru yürüyerek onlar gibi bu dünyadan ayrıldı. Sosyal mecralar üzerinden onun tiyatrolarını izlemediyseniz halen ulaşma şansınız var kaydedilmiş bir kaçına. Ortaoyuncular hesabını bulup takip etmek yeterli.

Ses tiyatrosunun önü hüzün bugünlerde. ortaoyuncular bir bir dünyayı bırakırken…

Turgut Uyar için söylediği bir cümle vardır hafızalara yer eden, şimdi aynısını onun için söylemek de varmış… Ağustos 31, dediler usta ölmüş.. çok komiksiniz Azrail, Ferhan Şensoy ölür mü ?

1 yorum

  1. ferhan şensoun ölümü üzerine dile gelen duygu ve düşünceler oldukça derli toplu içerikte. yorum amatör bir kalemden değilde sanat edebiyat eleştirmenin kaleminden çıkmış gibi..bu kalemi sürekllileştirmek lazım

    Beğen

ekimyel için bir cevap yazın Cevabı iptal et